Bağırsak Enfeksiyonu Hakkında Bilgiler

Bağırsak Enfeksiyonu Hakkında Bilgiler
30 Temmuz 2012 tarihinde eklendi, 800 kez okundu.

bağırsak enfeksiyonu nedir nasıl oluşur nasıl tedavi edilir hakkında bilgiler…

Çeşitli etkileşimlerin meydana getirdiği ve kişilere gerçekten zor anlar yaşatabilen bağırsak enfeksiyonu rahatsızlığı, tam olarak hangi nedenlerden dolayı oluşur ve nasıl tedavi edilir merak ediyorsanız aşağıdaki makalemize mutlaka bir göz atmalı ve bu rahatsızlığı daha yakından tanımalısınız hanımlar.

Aşağıdaki uzman görüşlerini okuduktan sonra hastalık hakkında daha detaylı bilgilere sahip olabilecek ve bu rahatsızlığı daha yakından tanıyacaksınız.

Hemen her zaman ishal, çoğu zaman kusma, zaman zaman da ateş ile kendini gösteren bağırsak enfeksiyonlarına tıp dilinde akut gastroenterit adı verilmektedir.

Nedenleri

Yaz mevsiminde, başta karasinek olmak üzere haşerelerin artması, sıcağın mikrop üremesi üzerinde etkili olması, kanalizasyon ve içme suyu gibi altyapıların yetersizliği, yüzme amacıyla girilen deniz ve göl gibi ortamların temiz olmaması, tatil amacıyla büyük bir nüfusun altyapısı olmayan köy, kasaba gibi yerlere gitmesi bu hastalıkların daha sık görülmesine neden oluyor.

Hastalığa, bakteriler, virüsler, parazitler, mikropların toksinleri, zehirli gıdalar ve sindirim sistemi alerjileri neden olabilir.

Belirtileri

Hastalığa neden olan etkenin gücüne ve alınan miktara göre değişen belirtiler olabilir. Bazen şiddetli karın ağrısı, kusma ve ishal ile başlarken bazen hafif karın ağrısı ve ishal olabilir.

Mide iç zarının etkilendiği durumlarla mikroplara ait toksinlerin yoğun olduğu hallerde bulantı ve kusma görülebilir.

Bağırsaktaki tahrişin şiddetli olduğu durumlarda, dışkı ile birlikte sümük ve kan da olabilir. Mikroplar bağırsaklardan vücuda girmişlerse, ateş yükselmesi de görülebilir.

Kusma ve ishal ile çok miktarda sıvı kaybedilmiş ve bu sıvı ile tuzların eksiklikleri giderilmemişse, böbrek yetersizliği ve şok gibi hayati önemi olan tablolar ortaya çıkabilir.

Tedavi

Hastaların belirtilerini ortadan kaldırmak gerekli olmakla birlikte, sıvı ve elektrolit adı verilen tuz benzeri maddeleri tamamlamak daha da önemlidir. Bu amaçla, hemen tüm eczanelerde paketler halinde satılan tuz ve şeker karışımları ile hazırlanan eriyikler, maden sodası, tuzlu ayran, çay gibi sıvıları vermek yararlı olacaktır. Kusmanın çok olduğu durumlarda ağızdan birşey vermek mümkün olamayacağı için, damardan serum şeklinde sıvı ve mineral verilmesi gerekir. Bu arada kusmayı durdurucu tedavi de uygulanır. Özellikle toksinlere bağlı olan ishallerde, bir süre için ishalin devam etmesine izin vermek, bağırsaktaki toksinlerden bir an önce kurtulmak açısından yararlı olmaktadı. Hastalık etkenlerinin vücuda girerek ya da bağısak çeperine yerleşerek ürediklerinin düşünülmesi halinde antibiyotikler kullanılabilir. Alınan önlemlere rağmen ciddiyetini koruyan bağırsak infeksiyonu hallerinde, en kısa zamanda tıbbi yardım sağlanmalıdır.

Bol egzersiz ve az kırmızı et, kalın bağırsakta kanser riskini azaltıyor

Kalın bağırsak kanseri riskini azaltmanın, insanın kendi elinde olduğu ve bazı tedbirlerle bu riskin azaltıldığı belirtildi. ABD’de Harward Üniversitesi Kanser Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Graham Colditz, bol egzersiz, sıkı doktor kontrolü ve kırmızı eti azaltmanın kanserin yenilmesinde önemli rol oynadığını belirtti.
Colditz, özellikle 50 yaşından sonra mutlaka düzenli olarak doktor kontrolünden geçilmesi ve folik asit ihtiva eden vitaminlerin alınması gerektiğini vurguladı.
Fiziksel aktivitenin azalmasının kalın bağırsak kanseri riskini artırdığını kaydeden Colditz, aktivitenin artırılmasının, kanser riskini yüzde 50 oranında azalttığını ifade etti.
Harward Üniversitesi Kanser Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Colditz, günde 30 dakika yürüyüş ve egzersiz yapmanın, sadece kalın bağırsak kanseri riskini değil, aynı zamanda kalp ve şeker hastalıkları riskini de azalttığını hatırlattı.

İncebağırsakta iltihap
İnce bağırsakta meydana gelen enfeksiyon, hastada karın ağrısı ve ishale yol açar. Tedaviye yardımcı olmak maksadıyla aşağıdaki formüller uygulanabilir.
4 bardak suya; 2 tane enginar konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir.
4 bardak suya; 3 tutam hatmi çiçeği konur. Kaynatılıp, süzülür. Lavman yapılır.
4 bardak suya; 1 avuç sinirli yaprak otu konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 2 kere, birer su bardağı içilir.
2 bardak suya; 1 çay bardağı pirinç konur. Su, yarıya ininceye kadar kaynatılıp, süzülür. Pirinçlerin üzerine, suda pişirilmiş 4 dilim ayva konur. Hepsi birlikte yenir.
Ayrıca, her sabah 1 kahve kaşığı kuru çay içmek; hıyar, portakal, greyfurt, erik, üzüm veya domates yemek de çok faydalıdır.

Bağırsak kanserine fren

ABD’de Memorial Sloan-Kettering Kanser merkezinde yapılan araştırmalarda, yeni bir yöntemle, kalın bağırsak ve rektuma kanserinin, karaciğere yayılmasının önlendiği açıklandı. Yeni uygulamada, bilim adamları standart kemoterapi ilaçlarını, karaciğere kan taşıyan atardamara enjekte ettiler. Daha önceki yöntemde, ilacın sadece damar içine enjekte edildiği belirtiliyor. Kanser Merkezi’nden Dr. Nancy Kemeny tarafından yapılan açıklamada, karaciğerlerine yayılan kanserin temizlendiği 156 hastaya, ameliyattan sonra standart kemoterapi ilaçları atardamardan kullanıldığı ve 2 yıl sonra bu 156 hastanın yüzde 85’inin yaşadığı belirtildi. Bu oranın, normal kemoterapi tedavisinin uygulandığı hastalarda yüzde 69 olduğu da ifade edildi. Dr. Kemeny ve ekibi, Atlanta’da sürmekte olan Amerikan Onkoloji Birliği’nin kongresinde yaptıkları açıklamada, araştırmalardan sonra, yeni tedavinin uygulandığı hastaların yüzde 60’ının 5 yıl sonra yaşadığının görüldüğünü, bu oranın normal tedavi yönteminde ise yüzde 40 olduğunu da bildirdiler.

Çocuklara dikkat!

Gaziantep Çocuk Hastanesi Başhekimi Dr. Fahri Derviş, yaz aylarında Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, özellikle çocuklarda bağırsak enfeksiyonu, dizanteri ve tifo hastalıklarının sık görüldüğünü, ayrıca suda boğulma ve damdan düşme gibi olayların yaşandığını bildirdi.
Derviş, ishal, dizanteri ve tifoya karşı alınacak tedbirlerin başında temizliğin geldiğini belirterek, ‘’Önemli olan çocuğun bu hastalıklara yakalanmasını önlemektir. Bunun için hijyenik bir ortam sağlanmalı’’ dedi. Çocukların el ve yüzlerinin, günde en az 5 kez sabunla yıkanması gerektiğini kaydeden Derviş, “Hastanemiz geçtiğimiz yaz aylarına göre daha fazla hasta yoğunluğu yaşıyor. Sulardan, gıdalardan veya anne-babaların hijyen şartlarına uymaması nedeniyle hastalıklarda artış gözleniyor.
Yatan hastaların büyük çoğunluğu dizanteri, ishal ve tifoya yakalanmış. Yaz aylarında bu hastalığın arttığı ve artacağı bilinmektedir. Hastalığa yol açan ortam çabuk oluşuyor. Hastalanan çocukların sağlıkları tamamen bozulmadan sağlık ocağı veya hastanelere getirilmesi büyük önem taşıyor. Şu anda 15 günlük bebekler bile dizanteriden hastanede tedavi görüyor. Genellikle dar gelirli aile çocukları olduğu için, bir süre bekletildikten sonra son çare olarak hastaneye getirilmekte,
buna bağlı olarak tedavi de zorlaşmaktadır. Türkiye, ishalden ölüm oranlarında üçüncü sırada bulunuyor” diye konuştu.

Çikolata kokla, hasta olma

İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, insanlar çok hoşlarına giden çikolata gibi besin maddelerinin kokusunu aldıklarında, enfeksiyonlara daha dirençli oluyorlar. Araştırmada, çikolata koklayan kişilerin ağız salgılarında, vücuda direnç kazandıran antikorlarda artış olduğu, ancak bozulmuş ette bunun tam tersi sonuç alındığı saptandı. Antikor düşüklüğü bünyeyi enfeksiyonlara açık hale getiriyor

Yuvada enfeksiyon riski

Okul öncesinde büyük yararları olan yuvalarda, çocukların dikkat edilmediği takdirde enfeksiyon riskiyle karşı karşıya bulundukları bildirildi.

İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü Sosyal Pediatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Fatma Oğuz, yuvalarda karşılaşılan enfeksiyonlara karşı dikkatli olmak gerektiğini belirterek, ’’Yuva çocukları çok sık enfeksiyon alıyorlar. Bu nedenle temizlik ve beslenmelerine çok dikkatedilmeli ve aşıları tamam olmalı’’ dedi.

Prof. Dr. Oğuz, yuvalarda enfeksiyonların oral, solunum, temas veyakan olmak üzere dört yolla bulaştığını vurgulayarak, kan yoluyla bulaşan hastalıklara yuva çocuklarında ender rastlandığını bildirdi.

Prof. Dr. Oğuz, oral yolla bağırsak parazitleri ve Hepatit A, solunum yoluyla suçiçeği, kızamık, kabakulak, difteri ve tüberküloz gibi hastalıkların bulaştığına dikkat çekerek, bu hastalıkların çoğundan aşıyla korunulabileceğini kaydetti.

Kreş çocuklarının enfeksiyona yakalanmalarının, otokontrollerinin gelişmemiş ve çevreyle temaslarının çok sık olmasından kaynaklandığını anlatan Prof. Dr. Oğuz, ’’İshal en sık bulaşan, en riskli enfeksiyonlardan biri. Bu konuda temizlik çok önemli. Bir bakıcı, bir çocuğun altını değiştirdikten sonra ellerini çok iyi sabunlamalı ve asla mutfağa girmemeli’’ şeklinde konuştu.

Çocukların hijyen güvenliği için, tek başlarına tuvalete gönderilmemeleri gerektiğini belirten Prof. Dr. Oğuz, ’’Kurallar, duvarlarda öğretmenler için yazılı, çocuklar için de resimlenerek asılmalı’’ dedi.

Aşı önemli

Prof. Dr. Fatma Oğuz, çocukları enfeksiyonlardan korumak için aşı yaptırılması gerektiğini ifade ederek, menenjit ve tüberküloz gibi hastalıkların bulaşmasını önlemek için aşının şart olduğunu kaydetti.

Kreş öğretmenlerinin çalışmaya başlamadan önce sağlık taramasından geçirilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Oğuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

’’Yalnızca çocukların aşılanması da yeterli değil. Oradaki bütün bakıcıların ve tüm öğretmenlerin de aşılarının tamam olması lazım. Çünkü çocuklarla çok sıkı temasta bulunuyorlar. Onlardaki her enfeksiyon, çocuklar için bir risk. Bulaştırıcılık rolü oynuyorlar. Temizlik kurallarına dikkat etmedikleri takdirde, kendileri enfeksiyon almasa bile bir çocuktan başka bir çocuğa rahatlıkla bulaştırabiliyorlar. Bu nedenle hasta olmadıklarını kanıtlamaları lazım. Yuvalardaki temizlik kuralları ile yöneticiler de, bir kurum tarafından denetlenmeli.’’

Yuvalardaki çocuklara el yıkama alışkanlığının da mutlaka kazandırılması gerektiğini anlatan Prof. Dr. Oğuz, şunları kaydetti:

’’Araştırmalarda, sadece el yıkamanın bile çoğu enfeksiyonların bulaşımını engellediği görülmüş. Çocuğa el yıkama alışkanlığını aşılayın El yıkama süresi 3 dakika olmalı. Bu süreyi, çocuğa şarkı öğreterek tutturabilirsiniz.’’

Bağırsak hastalıklarına karşı solucan tedavisi

ABD’de yapılan son araştırmalar, solucanların kalınbağırsak enfeksiyonu ve Crohn gibi bağırsak hastalıklarının tedavisinde kullanılabileceğini gösterdi.

Alman Bild der Wissenschaft dergisinin haberine göre, ABD’de Iowa Üniversitesi’nde bu konuda araştırma yapan Prof. Dr. Joel Weinstock, solucan kullanarak bağırsak enfeksiyonunu tedavi etti. Askarit ve oksiyür (kıl kurdu) solucanlarına ait yaklaşık 2 bin yumurtadan oluşan bir karışım hazırlayan Prof. Weinstock, bunu, kronik bağırsak hastalarına içirdi. Bu solucanların insan vücudu için hiçbir zararı olmadığını belirten Prof. Weinstock, yumurtaların onikiparmak bağırsağında çatladığını, solucanların 4 hafta içerisinde burada 2 santime kadar büyüdüğünü, solucanların üreme veya dokuda ilerlemelerinin söz konusu olmadığını ve en geç 8 hafta içerisinde vücut tarafından atıldıklarını bildirdi. Solucanların ‘‘ev sahiplerinin’’ bağışıklık sistemini güçlendirdiklerini vurgulayan Prof. Weinstock, bunun insan için önemlibir avantaj olduğunu söyledi.

Bağırsak enfeksiyonlarının gelişmiş ülkelerde 1960′lı yıllarda 10 kat arttığını, yalnızca ABD’de 1 milyondan fazla kişinin ‘‘Crohn’’ hastalığına yakalandığını kaydeden Prof. Weinstock, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bu tip hastalıkların neredeyse tanınmadığını belirtti.

Askarit ve oksiyürün aslında insanların vücudunda bulunduğunu, ancak aşırı hijyen yüzünden baskılandıklarını ifade eden Prof. Weinstock, insan bağışıklık sisteminin giderek sterilleşen çevreye uyum sağlamaya çalıştığını, ancak bunun bazen problemlere sebep olduğunu kaydetti.

Bağırsaklarda iltihaplanma
Havaların iyice ısınmasıyla birlikte bağırsak enfeksiyonlarından şikayet edenlerin sayısı da arttı. Bu konuda bizden yardımcı formül soranların sayısı da çoğaldı. Bağırsaklarda, özellikle de ince bağırsaklarda meydana gelen enfeksiyonlar, insanda ishale ve karın ağrısına yol açar. Sebepleri ise çok değişiktir. 2-3 gün içinde geçmeyen ishal ve enfeksiyonlarda mutlaka doktora başvurulmalıdır.Tedaviye yardımcı olmak maksadıyla aşağıdaki formüller uygulanabilir.
2 bardak suya bir çorba kaşığı papatya ve bir çorba kaşığı adaçayı koyarak kaynatılır. Süzüldükten sonra günde 3 defa birer çay bardağı içilir.
4 bardak suya; 2 tane enginar konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir.
4 bardak suya; 3 tutam hatmi çiçeği konur. Kaynatılıp, süzülür. Lavman yapılır.
4 bardak suya; 1 avuç sinirli yaprak otu konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 2 kere, birer su bardağı içilir.
2 bardak suya; 1 çay bardağı pirinç konur. Su, yarıya ininceye kadar kaynatılıp, süzülür. Pirinçlerin üzerine, suda pişirilmiş 4 dilim ayva konur. Hepsi birlikte yenir.
Ayrıca, her sabah 1 kahve kaşığı kuru çay içmek; hıyar, portakal, greyfurt, erik, üzüm veya domates yemek de çok faydalıdır.

Pikniklerde etleri iyi pişirin bağırsak enfeksiyonu olmayın
Az pişmiş bonfile, az pişmiş kanat gibi yeterince ısı işlemi görmemiş et ürünlerinden kaçının.Piliç etlerinde kemiğe yakın bölgede pembe renk yeterli pişmemişliğin göstergesi olduğu için tekrar ve yeterince pişirilmeli. Aynı kural ızgara köfte, biftek için de geçerli. Çünkü sıcak hava ile birlikte az pişmiş etlerin tüketilmesi, parazit ve bağırsak enfeksiyonlarının artmasına yola açıyor. Pikniklere götürülen tavuk ve et ürünleri iyi muhafaza edilmeli ve dikkatli pişirilmeli. Etlerin iyi pişirilmemesi parazit hastalıklarına neden oluyor. Parazit hastalıkları genelde öldürücü olmuyor, fakat uzun yıllar devam edebilen kronik hastalıklara yol açıyor. Çocuklarda bedensel ve zihinsel gelişimi etkileyen bu hastalıkların zamanla toplumda zararlı etkiler oluşturup sebep oldukları tahribat artıyor. Erzurum Hıfzıssıhha Bölge Müdürü Erhan Dudu, bağırsak parazitlerinin çoğunun sindirim yoluyla bulaştığını ve enfeksiyona sebep olduğunu belirtti. Erhan Dudu, “Sağlıklı çevre koşulları ve temiz su, bağırsak patojenlerinin bulaşma riskini önemli ölçüde azaltır.” dedi.

Bağırsak enfeksiyonlarından korunmak ve diğer hastalıklara davetiye çıkarmamak için şunlara dikkat edilmeli:

Sokakta, açıkta satılan gıdalardan kaçının.

Normal pişmiş hamburgerler güvenlidir. Fakat tüketimin bol olduğu saatlerde daha çabuk pişirme çabası nedeniyle hamburgerin dışı pişerken içi tam pişmemekte. Bu tür hamburgerlere dikkat edin.

Lokanta ve kebapçılarda verilen granür salataların, hazırlanma ve saklanma şartlarına riayet edilmeli.

Kokusundan tadından ve görünümünden kuşku duyulan gıdalar asla tüketilmemeli.

Bağırsak parazitleri

1. Bağırsak parazitleri bazen oldukça uzun ömürlü ve dirençli olabilir. Temizlemek zaman alabilir. Ancak yeni çıkan ve sizin de kullandığınız ilaçlar sayesinde tedavi olmak mümkündür. Birkaç defa arka arkaya parazit tahlili yapılmalı. Parazitin kendisi veya yumurtası kaybolana kadar tedaviye devam etmeli. Parazit görülmez ise tedavi bitmiş demektir. Ağızdan su akması mutlaka parazitten olmayabilir. Burunda kaşıntı, makatta kaşıntı, ağızdan salya gelmesi parazit belirtilerinden sayılır. Ancak mutlaka parazit var manasını taşımaz. Tahlil ile teşhis koymak lazım.
2. Bacaklarınızdaki kalınlık farkı geçirilmiş bir sinir sistemi hastalığının belirtisidir. Parazit ile alakası yoktur. Bacak kaslarını kuvvetlendirici hareketler ile bacaklarınızı kalınlaştırmanız mümkündür. Bir mide filmi çektirin. Mide hastalıklarında da ağızdan salya gelmesi artabilir. Diş çürüklerinde, boğaz iltihaplarında, tükürük bezi hastalıklarında da ağızdan su akması artabilir. Bunlar için bir dahiliye uzmanına muayene olmanızı tavsiye ederim.
3. Koltuk altlarınızdaki ter bezlerini azalttırabilirsiniz. Ter giderici ve koku önleyici deodorantlar kullanabilirsiniz. Bunun için bir fakülte hastanesinin cildiye bölümüne gitmenizi tavsiye ederim.

Bağırsak parazitleri
Urfa’dan “Kıl Kurdu” rumuzlu okuyucunun sualine cevaptır.
İnsanın bağırsaklarında yerleşen ve yediklerine ortak olan parazitler vardır. Bu kimseler sık sık acıkır. Yüz renkleri soluk sarıdır. Zayıftırlar. Ağızdan su akma, burunda, makatta kaşıntı olur. Ağız kokusu yapabilir. Bazılarında şiddetli karın ağrısı olabilir. Tahlil yapılarak tipi tayin edilmeli, buna uygun ilaç kullanmalı. Temizliğe dikkat etmeli. Sebzeleri meyveleri iyice yıkamalı. Tırnakları uzatmamalı. Yemekten önce ve sonra elleri yıkamalı. Özellikle tuvalete girip çıktıktan sonra elleri sabunlu su ile temizlemeli. Çiğ gıdalardan ve çiğ köfteden uzak durmalı. Çiğ etlerde şeritlere sık rastlanır.

alıntı

Bir önceki yazımız olan Kemik Erimesine Karşı Korunma Yolları başlıklı makalemizde Kemik Erimesine Karşı hakkında bilgiler verilmektedir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
Önceki yazıyı okuyun:
Kemik Erimesi
Kemik Erimesine Karşı Korunma Yolları

kemik erimesi nedir nasıl oluşur nasıl tedavi edilir hakkında bilgiler...  Özellikle menopoz dönemi ile birlikte oluşan ve kadınları etkisi altına...

Kapat